| 0 yorum |

25 Mart 2011 Cuma

Bahar Yorgunluğuna Karşı Formüller

İşte canlanmanın yolları


1) Ham ipek kese veya kabak lifi ile masaj: Bu masaj aşağıdan yukarıya doğru kuvvetlice bastırarak ve kuru olarak uygulanır. Cildinizde egzama veya aşırı kuruluk varsa uygulamayın. Sabah ve akşam aç karnına 4-5 dakika uygulamak yeterlidir. Ayak tabanlarına bastırarak uygulayın. Üzerine duş almak şart değildir ama en azından sabahki masajdan sonra ılık basınçlı bir duş almak iyi olur.

2) Spor Yapın: Uzun süre hareketsiz kaldıysanız basamak basamak harekete geçin. Birden ağır spora başlamayın. En iyi spor açık havada ve hafif güneşte yapılan sporlardır. Ayrıca salon sporları da çok yararlıdır. Spor yapılan gün 1 şişe maden suyu içmek içindeki mineralleriyle canlılık verir.

3) Güneş ışığı Alın: Bedenin canlanması için gerekli hormon değişikliği en çok güneş ışınlarının etkisiyle başlar. Her gün 10-15 dakika güneş ışığı alın ve karanlıktan uzak durun. Üst üste karanlık günler olduysa ve enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız o gün kırmızı, turuncu gibi canlı renkli giysileri tercih edin.

4) Vitaminler, besin destekleri ve doğal vitaminler: Bu dönemde 2-3 günlük bir arınma ve toksin atma programı yaptıktan hemen sonra özellikle bahar yorgunluğuna karşı meyan kökü, C-vitamini, L-Carnitine, soya lecitin, B kompleks vitaminleri, Ginkgo Biloba, özel Ayurveda tabletleri, kırmızı veya Sibirya Ginsengi, DHEA, chlorella (tatlı su yosunu) gibi doğal canlandırıcıları doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz. En doğrusu doktorunuza danışarak bu doğal dopingleri yaşa, cinsiyete ve mevsime göre ayarlanmasıdır.

5) Doğru beslenin: Meyve, bal, kuruyemiş gibi doğal şekerleri fazlaya kaçmadan alın. Enerji verir ancak beyaz un ve şekerin fazlasından kaçının. Fazla mayalı gıdalar, yağlı et ve şarküteri, kızartma, kabuklu deniz ürünleri, ağır yağlı ve hazmı zor gıdalardan uzak durun. Genelde bu dönem özellikle çiğ gıdalara, tam tahıllara, derin deniz balıklarına, taze meyve sularına, sebze çorbalarına, yeşil mercimeğe ve turpa ağırlık verin. Bu dönem doğayı izlemek, çağla badem, taze yeşil erik gibi meyvelere ve taze yeşil otlara; ısırgana, baklaya, enginara ağırlık vermek yeterli olabilir.

6) Günde 4-5 kez ağızda çekirdek kakule çiğnemek ve sonra bu çekirdekleri yemek bedene ve zihne canlılık verir. Ayrıca toz zencefil, tane karanfil, kekik, biberiye, mercanköşk, taze sivri biber, adaçayı, kuşburnu çayı, nane, kereviz sapı, meyankökü şurubu, roka-tere gibi baharatlı yeşilliklere diyetinizde ağırlık verin. Bu baharatları kullanırken aşırıya kaçmayın ve mide problemi ya da alerjik yakınmalar varsa doktorunuza danışmadan kullanmayın.

7) Kırmızı üzüm şarabı güçlü antioksidanlar içermesine rağmen içerisindeki alkol aslında sağlığa zararlıdır. Bu nedenle kırmızı üzümün kendisinin çekirdekli olarak yenmesi veya posasıyla beraber sıkılmış suyuyla içilmesi ya da pekmezi aslında daha uygundur. Zararlı alkolü almadan yararlı antioksidanlar alınmış olur.


8) Cildin kendini yenilediği zaman gece saatleri olduğundan akşam yatarken mutlaka cildinizi temizleyip yatın. Çünkü temiz cilt daha iyi oksijenlenir. Kuru ciltliler cildini temizledikten sonra üzerine nemlendirici sürerek temizleyebilir.


9) Çok yorucu geçen günlerde 1 adet omega-3 hapı almak hem bedensel hem de zihinsel açıdan direnci artırır. Kalp ve damar sağlığını olumlu yönde etkiler, yorgunluğun biraz azalmasına yardımcı olur.

10) Çok yorulduğunuz, ayaklarınızı üşüttüğünüz stresli günlerde eve geldiğinizde 5 dakika kadar kendinize zaman ayırın. Birkaç dakika her noktasına basınçla gelecek şekilde iyice bastırarak ayak tabanına susam yağıyla masaj yapın. Masajdan sonra ayağınızdaki yağı silmeden ayaklarınızı bir kabın içerisinde 5-6 dakika tuzlu ılık sıcak suya koyun. Gözlerinizi kapatın ve karnınıza da sıcak bir termofor koyarak 5-6 dakika sessiz şekilde dinlenin.

11) Bazen uzun ve dinlendirici uyku uyumak ve depolamak iyidir. İlerleyen dönemde yorucu bir temponuz olacaksa, önceki gece bedeni hafif bir egzersizle yormak, 1-2 fincan melisa çayı içmek, hafif rahatlatıcı müzik dinlemek, lavanta, melisa, sandal ağacı gibi kokuları koklamak ve kendimizi gevşetip erkenden yatağa girmek yararlıdır.

12) Az konuşun: Gün içinde özellikle iş yerlerinde sürekli ve uzun süre konuşuyorsanız sonrasında bir enerji çekilmesi hissedebilirsiniz. Sürekli ve çok konuştuğunuzu fark ediyorsanız konuşmayarak ve imkan varsa gözlerinizi kapatarak kendinizi dinlendirin.

13) Havalar biraz düzelmesine rağmen hâlâ kapalı yerlerdeyiz. Sabah kalktığınız saatle akşam yattığınız saat arasında en az 15-20 kez güçlü bir şekilde burundan nefes alın, biraz bekledikten sonra yavaşça ağzından nefesi verin. Bunu temiz havanın olduğu saatlerde pencereyi açıp pencerenin önünde yaparsanız daha da iyi oksijenlenmiş olursunuz.

14) Bahar aylarında çok asitli, şekerli, boyalı içecekleri fazla içmek sağlıklı olmayabilir. En iyi içecek bitki çaylarıdır. Canlandırıcı özelliği olan bitkileri ağırlıklı olarak seçmek bahar yorgunluğuna karşı yardımcı olur. Mate, yeşil çay, meyan kökü, nane, guarana, kaküle, ada çayı, ginseng bu tür bitkilere örnektir. Özellikle meyan kökü doğal olarak kortizona benzer bir kimyasal yapı oluşturduğu için canlandırıcı etkisinin yanı sıra bahar alerjilerine karşı da yararlıdır.

Doğru zayıflamayı öğrenin

Bilinçli zayıflamayı öğrenmek, doğru beslenerek kilonuzu korumak istiyorsanız Bodrum Gardens of Babylon’un içindeki zayıflama okulu High Klinik ve High Sağlıklı diyet restoranı sizi bekliyor. Gün boyunca hem spor yapacak, toksinleri atacak hem de sağlıklı yemekler yiyeceksiniz



Doktor İbrahim Saraçoğlundan yorgunluk için Kürler

Lahana kürü


-Kaynamakta olan yarım litre suda 6- 7 adet beyaz lahana yaprağını 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirin.
-Sabah ve akşam olmak üzere aç ve tok karına birer su bardağı için. Bu işleme toplam 5 gün devam edin.
-Bu kürü 5 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin ve tekrar 5 gün uygulayın. Böylece 10 günlük kür tamamlanmış olur.
-Toksin atıcı ve bağırsak kanserini önleyici bu 10 günlük kürü 1 yıl boyunca 3 ya da 4 kez yapmak en doğrusudur.
-10 günlük kür için kesinlikle ihtiyacınız olan miktarı bir defada değil her gün taze olarak hazırlayın.
-Kan dolaşımını düzenlemek amaçlı kullanımda 3-4 adet beyaz lahana yaprağı kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 dakika pişirilir.
Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içilir. Her 3 günde bir 3 gün ara verilerek toplam 21 gün içilerek uygulanır. 3 aylık aradan sonra tekrar; her 3 günde bir 3 gün ara verilerek toplam 21 gün içilerek ikinci ve son kür tamamlanmış olur.

Gerekli Malzemeler
* 5-6 adet tarla lahanasının dış yaprakları,

* 1 lt su

Hazırlanışı ve Kullanım Şekli  : Suyu kaynatıp, lahana yapraklarını içine atın. 10 dak haşlayın. Suyunu süzün ve günde 3 defa bu sudan için. Kan şekerinizi düzenleyecek olan bu kür, bahar yorgunluğuna birebirdir.

Kronik Yorgunluk İçin
Gerekli Malzemeler
* 2 adet havuç

* 10-15 adet incir

* 1 lt su

Hazırlanışı ve Kullanım Şekli: Suyu 1/2 lt kaynatın. Havuçları içie atarak 7 dak haşlayın. Başka bir kabın içerisinde, incirleri yıkayın. Diğer 18/2 lt suyu da başka bir kapta kaynatıp, incirleri içerisine atın. 15 dak kaynatın. Ayrı ayrı hazırladığınız bu suları ılınmaya bırakın. Ilındıktan sonra, suları birbirine karıştırıp, cam bir şişeye koyun. Buz dolabında saklayabilirsiniz. Günde 1 bardak bu sudan için.



| 0 yorum |

10 Mart 2011 Perşembe

Sağlıklı Bir Cilt İçin Öneriler

Kozmetik ürünlerin cilt bakımında gözle görülür yararlarına rağmen doğal ürünleri ihmal ettiğimiz ve uygun olmayan hava koşullarından yeterince kaçınamadığımız bir gerçek. Oysa çok basit önlemler alarak sağlıklı bir cilde kavuşmamız mümkün.


Her kadın genç ve güzel görünmeyi arzu eder. Fakat yaşlanmanın en önemli belirtisi sayılan cilt kırışıklıkları birçok kadının ortak sorunu.

Sağlıklı bir cildin ayni zamanda sağlıklı bir bedenin yansıması olduğunu tip adamları sık sık hatırlatıyorlar. Kadının güzelliğini ortaya çıkaran makyaj ürünleri, sağlıksız bir cildin belirtilerini gizlemek için değil, sağlıklı bir cildin özelliklerini daha belirgin hale getirmek için kullanıldığı zaman gerçek bir anlam taşıyor.

Kozmetik ürünler ise sağlıklı bir cildin hava koşulları, güneşten kaynaklanan ultraviyole ışınlar, sigara dumanı, egzost gazları, toz, kir ve ter gibi faktörlerin etkilerini gidererek cildin korunmasına büyük yarar sağlıyor. Ama ne yazık ki hiçbir kozmetik ürün, sağlıksız bir cilde sağlıklı bir görünüm kazandıramıyor.

Cilt bakımı için elzem doğal unsurlar

- Günde en az iki litre su içmek

- Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi asla ihmal etmemek

- Yaşımıza uygun sportif bir faaliyette bulunmak

- Sigara kullanmamak

- Hafif egzersizler

- Düzenli uyku

- Ve özellikle yaz aylarında 10:00 ve 15:00 arasında güneş ışınlarından kaçınmak sağlıklı bir cildin temel yapı taşlarını oluşturuyor.

Cilt bakımımızın en önemli gereklerinin başında kuskusuz temizlik geliyor. Fakat her kadın kendine özgü bir cilt özelliğine sahip. Ayrıca yaşımızla bağlantılı olarak, mevsimsel ve ruhsal etmenlerin varlığı da biliniyor.

Normal, kuru, yağlı ya da karma bir cilt özelliğine sahip olmamız farklı cilt bakımlarını gerektiriyor. Fakat ilik su ve PH değeri düşük sabunla yapılan ideal cilt temizliği sonrasında tüm cilt türlerinin neme ihtiyacı var. Çünkü yağ, kir ve ölü derilerle birlikte cildimizin doğal koruyucusu ‘asidik manto’ da geçici olarak ortadan kalkıyor. Yağ tabakasının cilt üzerinde tekrar hassas denge sağlamasına kadar geçen süreyi nemlendirici ile telafi etmek bu açıdan önem taşıyor.

Yağlı ciltler

Dış etkenlerden kaynaklanan tüm kirleri ve gazları kolaylıkla tutan yağlı ciltlerin temizliğine, ince ve hassas olan göz çevresinden başlamak gerekiyor. Özellikle makyaj temizlerken pamukla bir süre masaj yapmak, deri üzerindeki yabancı maddeleri yumuşatarak kirin kolay çıkmasını sağlıyor.


Yağ bezleri ve salgıları en çok alın, burun ve çene bölgelerinde yoğunlaştığı için yağlı ciltli kadınlar rahatsızlık verici bu durumdan sık sık yakınıyorlar. Oysa PH düzeyi yağlı ciltler için üretilmiş sabunlar ve köpüklerle ideal temizlik mümkün. Kirin rahat çıkması için yıkamayı hafif bir masaj esliğinde yaptıktan sonra yüzümüzü ilik su ile durulamalıyız.

Cilt sıkılaştırıcı kozmetik ürünlerin yağlı ciltlere tazelik ve rahatlık verdiği uzmanlarca da doğrulanıyor. Fakat nemlendirici ürünlerde özellikle su içeriği yüksek nemlendiriciler tavsiye ediliyor. Jel tipi temizleyici ve alkollü tonik yağlı ciltlerin vazgeçilmez dostu.

Kuru ciltler

Kuru ciltlerin temizliğinde, cildin yağını ve nemini kaybetmeden temizlenmesi büyük önem taşıyor. Çünkü ince bir deriye sahip, gözenekleri ufak ve kapalı cilt özelliğinden dolayı kuru ciltlere uygun seçilmemiş sabun ve tonikler sorun yaratıyor.

Makyaj ve kirleri çıkarmak için uygun kozmetik ürünlerle cilde fazla bastırmadan ve germeden uygulama yapmalıyız. Temizleyici malzemeyi çıkarırken yüzümüzü bol soğuk su ile yıkamamız ve dairesel hareketlerle masaj yapmamız kan dolaşımımızı artıracak, cildimizin diri görünmesini sağlayacaktır.

Süt tipi temizleyiciler, alkolsüz tonik, yağ içerikli nemlendirici, besleyici yağ kremi ve göz çevresi kremi kuru ciltler için önerilen ideal kozmetik ürünler.

Normal ciltler

Hafif bir bakımla doğal güzelliklerini koruyan normal ciltli kadınlar, cilt bakımında en şanslı grubu oluşturuyorlar. Süt tipi temizleyici, alkol oranı normal tonik ve su içerikli hafif bir nemlendirici onlar için yeterli oluyor.

En büyük düşman güneş

Doğal yaslanmayı hızlandıran ve kalıcı cilt kırışıklıklarına neden olan güneş ışınları, cilt güzelliğinin en büyük düşmanı. Herhangi bir önlem almadan uzun süre güneşe maruz kalındığında cilt kanserine bile neden ultraviyole ışınlarından korunmamız gerekiyor.

Yaz aylarında özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde sokağa şapkasız çıkmamak, güneş banyosu yaparken ten rengine göre katsayıları 4 ila 25 SPF arasında değişen güneş kremleri kullanmak cildimizi ultraviyolenin zararlarından korumaya yeterli olacaktır.

Öte yandan ultraviyole ışınların sadece güneşten değil, yüksek teknolojik ürünlerden fotokopi ekipmanlarına, kaynak ışınlarından bazı özel aydınlatma lambalarına kadar çok farklı kaynaklardan da yayıldığını hatırlayacak olursak, cilt sağlığımız için epey çaba sarf etmemiz gerektiği görülüyor.


Dermotologlardan güzel bir cilt için öneriler


1- Su, su, su! İşte birinci ve en basit kural. Tam iki litre olmasa bile, günde en az 5-6 bardak su içmelisiniz. Bunu yapmak zaman zaman size çok kolay gelmeyebilir ama su, sağlığınız için olduğu kadar güzelliğiniz için de son derece önemli.

2- Unutmayın ki, yağlı cilt, kirli cilt demek değil! Bu birikim bazılarımızda fazlayken, bazılarımızda daha az oluyor sadece… Az olduğunda cilt kuruyor ve pul pul dökülebiliyor. Bu yüzden önce cilt tipinizi bir uzmanın yardımıyla öğrenmeli ve cildinize uygun ürünler kullanmalısınız.
3- En yaygın problemlerden biri siyah noktalar ve ne yazık ki bunlar hepimizde var. Küçücük olmalarına rağmen bizi çok üzen bu noktacıkların oluşması cildimizin nefes almasını da engelliyor aynı zamanda. Haftada bir gün peeling yaparak yani ölü derilerinizi yok ederek cildininizin nefes almasını sağlayabilirsiniz. Bunun dışında 1 litre kadar suyu kaynattıktan sonra bir kaba boşaltın, içine birkaç tutam papatya kurusu ekleyin ve başınıza bir havluyla örterek kabın içine eğilin. Bir müddet böyle bekleyin. Bu da gözeneklerin açılmasını sağlar ve siyah noktaların atılmasını kolaylaştırır.

4- Cilt temizliğinizde doğal malzemeleri seviyorsanız işte size harika bir tarif daha: Ananas suyu ve yulafı karıştırabilir ve yüzünü bu karışımla temizleyebilirsiniz. Çünkü ananas ölü cilt hücrelerini eriten enzimler içeriyor. Yulafsa cilt yüzeyinin yeniden canlanmasına yardımcı oluyor.

5-Eğer  cildiniz makyaj yaptıktan ya da duş aldıktan sonra kaşınıyorsa, bu hassas olduğu anlamına geliyor. Bu durumda yapmanız gereken; cilt tipine göre hazırlanmış bir tonikle yüzünüzü temizlemeniz. En iyi toniğin doğal bir gül suyu olduğunu da hemen hatırlatalım.


6- Stresli olduğunuz ve sürekli geç yattığınız günler çoğunluktaysa, bunun cildinizi etkilemesi kaçınılmaz. Stresle başa çıkmak biraz zor olabilir ama yorgunluğunuzu atmak için dinlenmeye ve stresten arınmaya mutlaka zaman ayırmalısınız. Bunu yapmak da en az kaliteli cilt bakım ürünleri kullanmak kadar önemli.

7- Soğuk kış günlerinde bile güneş cildimize zarar verebiliyor. Güneşin en büyük zararı ise cildi kurutmak. İşte bu nedenle güneş kreminin sadece yaz aylarında kullanılan bir ürün olduğunu düşünmeyin ve kış mevsimine uygun bir koruyucuyu mutlaka çantanızda bulundurun.

8- Cildiniz yağlıysa, mat görünümlü fondötenleri, kuruysa nem veren kapatıcıları tercih etmelisiniz. Çok pürüzsüz bir görünüm için de, fondöteninizi sıvı bronzlaştırıcı veya nemlendiriciyle karıştırarak sürebilirsiniz. Bu oldukça iyi bir sonuç verecektir.

9- Cildiniz kuruysa, donuk ve mat görünüyorsa işte size anında etki edecek özel bir tarif. Bunu, önemli günlerde, makyaj yapmadan hemen önce uygulayabilirsiniz. Bir şeftaliyi ezin, balla karıştırın ve yüzünüze sürün. 10 dakika bekledikten sonra durulayın. Cildiniz kesinlikle ipek gibi olacak…

10- Ve son olarak harika bir öneri daha: Cildinizin güzelliğiyle dikkat çekmesini istiyorsanız yaptığınız makyajın doğal olmasına dikkat etmelisiniz. Pastel tonlarda bir far, şeffaf bir rimel, tatlı pembe bir allık ve parlatıcı bir ruj… Bu yumuşak renkler cildinizi her zaman olduğundan çok daha doğal, taze ve güzel gösterecektir.
| 0 yorum |

4 Mart 2011 Cuma

Nemlendiriciler Hakkında Merak Edilenler

Nemlendiriciler genç görünüm ve yaşlanmaya karşı cildin savaşım silahlarıdır. Ancak hangi yaşa, hangi cilde ne tür nemlendirici ürünler kullanılmalıdır, bu konuda pek bilgi sahibi değilizdir. Nemlendiriciler sadece cildi kurumaya değil, çevresel kirlilik ve yıpranmaya karşı da koruyor.


Cilt bakım uzmanları, cilt tipiniz ne olursa olsun, cildinizi hergün nem kaybına karşı nemlendirmeniz gerektiği konusunda uyarıyorlar. Yağlı bir cildinizin olması, nemlendirici kullanmanıza gerek yok anlamına gelmez. Cilt bakım maddeleri üreten firmalar, nemlendiricilerin her cilt tipi için ayrı ayrı kullanılması gerektiğini belirtiyorlar. Kuru ciltler için kremler, karışık ve yağlı ciltler ise için losyonlar öneriliyor. Yağlı cildi olanların nemlendirici seçiminde dikkat etmeleri gereken şey, nemledirici kremin yağsız olması. Çünkü bazı kozmetik yağlar akneleri besleyerek harekete geçiriyor. Ancak unutulmaması gereken bir nokta var ki, o da yaşadığınız ortam ve iklime bağlı olarak, daha fazla miktarda nemlendirici krem kullanma ihtiyacında olabileceğiniz.

Yaşlanmaya karşı mücadele

Günümüzde kullanılan nemlendirici kremlerin üretiminde, ağır mineral yağlar artık kullanılmıyor. Bunların yerine yaşlanmaya karşı etkili olan, hücrelerin kendi doğal nem yapısında bulunan asit yağları kullanılıyor. Cildin üst yüzeyindeki hücrelerin yüzde 40 ını su molekülleri oluşturur ve bunlar hemen cildin altında bir çeşit koruyucu bariyer meydana getirirler. Sanki deri tabakalarını birarada tutan bir yapıştırıcı gibi görev yaparlar. Yaşlanmayla birlikte, cildin nem kaybı artar ve nemlendiriciye daha fazla ihtiyaç duyar. Nemlendiricilerin etkili oldukları bölge, "stratum korneum" adı verilen cildin en üst tabakası. Nemledirici ürünler su moleküllerini cildin en alt tabakalarına kadar taşıyarak, derinlemesine nemlendirmeyi sağlarlar.

AHA nedir ?

Nemlendirici ürünlerin hazırlanmasında vazgeçilmez maddelerden biri de, Alfa Hidroksil Asitler dir. Kısaca AHA adı verilen cilde faydalı bu asitler, doğal bitkilerde bulunan glikolik ve laktik asit içerir. Cildin nemlendirilmesinin yanısıra, ölü hücre tabakasının atılarak, hücre yenilenmesini de sağlarlar. Böylece geride daha canlı ve genç görünümlü bir cilt bırakırlar. Uzmanlar, ölü hücre tabakalarının ciltten atılmadan, cildin nemlendirilemeyeceği görüşünde birleşiyor.

Yaşlanmayı önleyici cilt bakımı

Günümüzde piyasalara sunulan nemlendirici ürünler, B, C vitamini ve Betakaroten gibi cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan vitamin çeşitleri içeriyor. UV ışınları, sigara, hava kirliliği ve çevresel faktörler cildin kolajen yapısını bozarak erken yaşlanmasına neden olur. Laboratuar araştırmaları yürüten dermatologlar, polipeptik asit, karbonhidrat, aminoasit ve vitaminlerden oluşan kombinasyonun cildin erken yaşlanmasına sebep olan çevresel faktörlere karşı oldukça etkili olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar sonucu, çevre kirliliği nedeniyle havada bulunan sülfür dioksit gazının, D vitaminini etkisiz hale getirdiği anlaşılmış. Bu yüzden uzmanlar özellikle kışın kirli havalarda, yaşlanmayı önleyici cilt bakım ürünlerinin yanısıra nemlendirici kremleri kullanmanın önemini vurguluyor.

NEMLENDİRİCİLER İLE İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİLEN 10 SORU ;

1- Cildi nemlendirmeye ne zaman başlamak gerekir?

Cildinizin tipi ve nemlendirilmesi konusunda mümkün olduğunca erken bilinçlenmenizde fayda var. Cilt kendi halindeyken esnek, pürüzsüz ve canlıdır. Kirli hava, ultraviyole ışınlar gibi çevresel faktörlerin etkisiyle giderek mat ve cansız bir görünüm alır. Bu yüzden yağsız ve güneş ışığı filitreli bir nemlendirici krem kullanmayı, her gün dişlerinizi fırçaladığınız gibi alışkanlık haline getirmelisiniz.

2-Gece kremlerini kullanmak gerçekten gerekli midir?

Gerekli değilse de kullanmanızda büyük fayda var. Birincisi, nemlendirici özelliğiyle cildin günlük nem kaybını önler. İkincisi, gece yarısından sonra harekete geçen hücre yenilenmesini en az 3 - 4 kez artırıcı özelliği vardır. Ayrıca gün boyunca yüzünüzdeki makyajdan hava alamayan cildiniz, gece boyunca kendini tamir etme fırsatını bulur.

3-Temizleme sütleri ve jelleri kullanmalı mıyız?

Bunun cevabı, cildinizin tipine ve yaptığınız makyajın miktarına bağlı. Örneğin kuru ciltli ve yoğun makyaj yapan birisinin yağlı temizleme sütü veya losyonu kullanması gerekir. Yağlı ciltlere ise köpüren jeller ve sıvı sabunlar daha taze bir etki bırakır. Bu tip ürünler seçerken, cildin asit dengesini bozmama ve cildi kurutmama özelliğine dikkat edilmelidir.

4-Cildinizi doğru şekilde nemlendirmeyi biliyor musunuz?

Belli bir yere kadar evet. Cildin nemlendirilmesini lipozom adı verilen su taşıyan moleküller sağlar. Cildin nemlenmesini sağlayan bu moleküller derinin üst yüzeyinde yuvalanmıştır ve dıştan içeriye doğru hareket halindedir. Bu moleküllerin güneş ve aşırı sıcaklarla azalması ciltte kurumalara ve çatlaklara neden olur. Bu nedenle yaz aylarında güçlü formüllü extra nemlendiricili, cildin gün boyu nemli ve yumuşak kalmasını sağlayan ürünler kullanmalısınız.

5-Nemlendirici kremler her gün kullanılmalı mıdır?

Cilt, mevsimlere ve çevresel faktörlere göre tepki verir. Örneğin yazın daha yağlıdır, kışın ise soğuk hava ve rüzgarlar nedeniyle kuru, pütür pütür bir görünüm alır. Hastalıklar ve stres de cildin canlı, parlak görünümü alıp götürür. Bu nedenle cildinizin düzenli kullanılan bir nemlendiriciye ihtiyacı vardır.

6-Yağlı nemlendiciler siyah noktalara neden olur mu?

Günümüz cilt bakım formülleri gözenekleri tıkamayan, siyah nokta yapmayan, ancak cildi koruyacak kadar yağ içeren ürünlerden oluşuyor. Eğer cildiniz yağlı ise mineral yağlardan ve balmumundan üretilmiş ürünleri tercih edin.

7- Kremin etkili olup olmadığını öğrenmek için kaç hafta geçmesi gerekiyor?

Etkiyi görmek için üç - dört hafta yeterlidir. Bu süre cildin en üst tabakası olan epidermisin kendini tamamen yenileme süresidir. Doğru seçilmiş bir nemlendirici, su hücrelerinin cilt yüzeyinden cildin derinlerine kadar hareketi için uygun ortamı sağlar, üst deriyi mükemmel bir yumuşaklığa kavuşturur. Cildinizdeki değişikliği kısa sürede farkedersiniz: cilt, daha parlak, pürüzsüz ve temiz bir görünüm alır.

8- Nemlendirici kremler kırışıklıkları önleyebilir mi?

Tamamen değil. Henüz kırışıklıkları tamamen durduran ve oluşmuş çizgileri ortadan kaldıran bir formül keşfedilmedi. Buna rağmen nemlendiriciler, çevresel faktörler ve su kaybından dolayı oluşan erken yaşlanmayı önlerler. Sağlıklı bir beslenme ve hayat biçimi cildi güçlendirir, yenilenmesini sağlar. Bayat ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sigara ve alkol kullanmamak, yeterince uyumak ve egzersiz yapmak genç kalmak için gerekli. Ayrıca bilim adamları vitaminlerin yararlı etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyorlar. Cildin yaşlanmasından sorumlu olan ultraviyole ışınların zararlı etkisini A,C,E vitaminleri ile beta - karoten adlı vitamin azaltıyor. Bunlar yeşil yapraklı sebzeler, meyvelerde bol miktarda mevcut. Ayrıca nemlendirici kreminizi alırken formülünde bu vitaminleri içerenleri tercih edebilirsiniz.

9-Göz çevresi nemlendiricileri kullanmak yararlı mıdır?

Yararlıdır, çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarına oranla daha incedir. Bu aynı zamanda kırışıklıklara daha elverişli anlamına gelir. Bu yüzden göz çevresine ayrı bakım uygulamak yararınızadır. Ancak yağlı kremler bu bölgenin hassasiyetini daha da artırır. Bu yüzden yağsız olan göz kremlerini tercih edin. Gözaltı jelleri de bu bölgedeki cilt yenilenmesini hızlandırarak daha gergin bir hale getirir, kırışıklık izlerini hafifletir.

10-Su içmek cildi nemlendirir mi?

Vücudumuzun yüzde 70 i sudur ve de bunun yüzde 20 si deri tarafından kullanılır. Günde en az bir litre su içmek cildi içeriden temizlemeye yardım eder, zehirlerden arındırır, yumuşaklığı korur, temiz ve sağlıklı olmasını sağlar.



20 - 30 yaş:Bu yaş grubunda, normal veya yağlı cilt yapısına sahip olanlarda da cilt kuruluğu görülebilir. Nem eksikliğini giderecek nitelikteki kremler, cilde nüfuz ederek koruma sağlar. Ayrıca, cildin su dengesini düzelterek cildi canlandırır. Nemlendirici kremlerde bulunan bitkisel konsantrasyon, hücreler tarafından emilir. Bu da cildin en üst yüzeyi olan epiderme esneklik ve rahatlama kazandırır.


30 - 40 yaş: 25 yaşından sonra cildin doğal nemlendirici mekanizması yavaşlamaya başlar. Donuk, nemsiz, elastikiyetten yoksun bir cilt için kullanılacak nemlendirici kremin yumuşatıcı etkisinin yoğun olması gereklidir. Bitkisel lipozomlarla takviye edilmiş nemlendiriciler, 30 yaş ve üzeri ciltleri için idealdir. Bitkisel özlü nemlendiriciler cildin su deposunu uzun süre optimal düzeyde tutarak nemlilik sağlar.

40 - 50 yaş: Giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybeden cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Limon, salatalık ve çiçek özlü kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az 8 saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.

50 yaş ve üstü: Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kullanılan ilaçlar, geçirilen hastalıklar ve hava kirliliği cilt üzerinde daha belirgin bir etki göstermeye başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlendiricilerin, cildi nemlendirmenin yanısıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gereklidir.












| 0 yorum |

26 Şubat 2011 Cumartesi

Kontur Makyaj Hakkında

Kontur makyajla yüzdeki kusurlardan kurtulmak mümkün mü?


Dış görünüşünden şikayet eden kadınlar için yeni bir makyaj sistemi geliştirildi. Kontür makyajla artık kadınlar yüzlerinde şikayetçi oldukları kusurlarını gizleyebilecek.

Uzun yıllardan beri Almanya’nın Münih şehrinde Conture Make-Up konusunda çalışmalarını sürdüren güzellik uzmanı Şahin Yalçınkaya İstanbul’da bulunan Modimed Estetik ve Güzellik Merkezi’nde geliştirdikleri bu yöntemle ilgili şunları söyledi: " Yapmış olduğumuz uygulama bir mikro pikmentasyon metodudur. Bu işlem özel üretilmiş bir cihaz ile yapılıyor.

Hijenik tek kullanımlık akupunktur iğnesinin en incesiyle, cildin üst seviyesine, yani epidermis katına ‘kesinlikle yan etkisi ve alerjik olmayan’ (Bavyera eyaletince onaylı) mineral kökenli bitkisel renkler cilde uygulanıyor. Bu esnada cilt kesinlikle tahriş olmadığı ve derin dokuya inilmediği için kanama ve yaralanma olmadığı gibi, uygulama yapılan kişi hemen hemen hiç acı duymuyor. Bakıma önem veren tüm kadın ve erkeklerin formu bozuk ya da seyrek olan kaşlarına, gayet ince tek kaş teli çizimi ya da gölgelendirme yolu ile kontur makyaj uygulanıyor. İşlem yapılırken her ten rengine uygun, kesinlikle yapay durmayan, düzgün formu ile yüze pozitif bir ifade kazandıran, düzgün formlu kaşlar oluşturuluyor. Ayrıca kirpik aralarına görünümü vurgulamak maksadıyla uygulanan eyeliner ile kirpiklerin daha koyu, gözlerin iri ve canlı görünmeleri sağlıyoruz. Bunun dışında pürüzlü, soluk ve ince dudaklarda özel teknik uygulama sonucu mükemmel doğal renkli, pürüzsüz, simetrisi düzgün, yapay olmadan, dolgun ve bakımlı bir görünüm kazandırıyoruz.

Kalıcı kaş uygulaması

Seyrelmiş kaşları gür gösterebilir,

Bozuk kaş şekli kaş yayı vurgulanarak güzelleştirilebilir,

Kaşların yoğunluğu artırılabilir,

Tıbbi bir nedenle kaşı dökülenlere yeni kaş yapılabilir.


Eye-liner uygulaması

Fazla büyük gözleri normalleştirebilir,

bitişik gözleri daha ayrık gösterebilir,
küçük gözleri daha büyük gösterebilir,

iddiasız gözleri daha egzotik gösterebilir.


Dudak şekillendirme uygulaması

dudakları daha iyi tanımlayabilir,

düzensiz dudak çevresini düzeltebilir,

ruj ve parlatıcının “akmasına” mani olabilir,

dolgun dudaklar sağlayabilir,

yara izlerini gizleyebilir.


Dudakların Doğal Olarak Belirlenmesi

Önce dudakların etrafı istenilen şekilde çizilir, noktalama metodu ile kontur yapılır. Daha sonra özel yöntemlerle ve istenilen renk tonları ile kenarlar daha yoğun, iç kısımlar daha az yoğun olmak üzere doldurulur. Eğer dudak etrafında kırışıklık varsa, kırışık 2 parmak ile açılır, kontur dikkatlice çalışılır. Böylece kırışıklığın daha belirsiz hal alması sağlanır.


Kalıcı allık uygulaması

Yüzü solgun ve renksiz olanlara.

Elmacık kemiği belirsiz olanlara uygulanır

sürekli canlı ve renkli bir tene sahip olunur.


Dudak şekillendirme uygulaması

Dudakları daha iyi tanımlayabilir,

Düzensiz dudak çevresini düzeltebilir,

Ruj ve parlatıcının “akmasına” mani olabilir,

Dolgun dudaklar sağlayabilir,

Yara izlerini gizleyebilir.


Dudakların Doğal Olarak Belirlenmesi

Önce dudakların etrafı istenilen şekilde çizilir, noktalama metodu ile kontur yapılır. Daha sonra özel yöntemlerle ve istenilen renk tonları ile kenarlar daha yoğun, iç kısımlar daha az yoğun olmak üzere doldurulur. Eğer dudak etrafında kırışıklık varsa, kırışık 2 parmak ile açılır, kontur dikkatlice çalışılır. Böylece kırışıklığın daha belirsiz hal alması sağlanır.
| 0 yorum |

20 Şubat 2011 Pazar

Burçlara Göre Makyaj

Koç (21 Mart- 20 Nisan)


Koç kadınının yüzü biraz uzundur. Elmacık kemikleri çıkık, alnı yüksek, çenesi incedir. Üst dudağı ve burnu arasındaki mesafe fazladır. Koç kadınının bakışları yumuşaktır ve duygularını belli eder. Elleri uzun, güçlü ve güzeldir. Uzun ve kaslı bacaklarıyla hoş bir silueti olan koç kadınının sportif bir görünümü vardır. Saçları genellikle kısadır ve pek gür değildir. Az makyaj yapmayı sever ve gülüşünü ön plana çıkaran bir makyajı tercih eder. Koç kadınları kendilerini dinlemeyi bilmezler, enerji ve dayanıklılık onların en belirgin özelliğidir. Bunların yanısıra bitkinlik, uyuşukluk ve depresyon koç kadınlarının yaşamında önemli bir yere sahiptir.

Koç kadınının stili: Dantelsiz modern kıyafetleri tercih ederler. Sadelik, kolaylık ve hız koç kadınının giyim tarzını belirler. Keten, triko ve tergalin sportif uyumunu severler. Ayakkabıları pratik olmalıdır. Çok fazla aksesuar kullanmazlar. Ancak onların vazgeçemedikleri iki aksesuar vardır: Gözlük ve saat. Koç borcunun parfümü doğal ve taze olmalıdır. Lavanta, funda leylak ya da karanfil bazlı parfümler onlar için idealdir.

Makyaj önerileri:

1-Dudaklar için karmen kırmızısı ve sicilya kırmızısını tercih etmelidirler. Fuşya ve pembe tonları da yaz aylarında onlara yakışır.

2-Kırmızı, mercan rengi, mor ve eflatun tonlarıyla gözkapaklarına gölgeleme yapmalıdırlar.


Boğa (21 Nisan- 20 Mayıs)

Venüs'ün etkisinde olan Boğa burcu kadınları oldukça güzel ve kadınsıdır. Güzelliği ve işvesiyle dikkat çekmeyi sever. Cildi pembemsidir, yüz hatlarında neşeli tavırlarının etkileri ve parıltısı vardır. Başkalarının hoşuna gitmeyi sevdiği için kendine dikkat eder. Boğa kadını saçlarına hoş bir şekil vermeyi, makyaj yapmayı, güzel kokmayı ve alımlı görünmeyi iyi bilir. Sık sık saçlarının rengini ya da modelini değiştirir, saçlarının rüzgarda dalgalanmasına bayılır. Gözleri parıltılıdır ve bu yüzden erotik bakışlar atarak etrafındakileri cezbeder. Sağlam yapılı fiziği mükemmeldir. Boğa kadınları tiroid bezlerinin düzensizliğinden ve hormonal dengesizliklerden yakınırlar. Dolaşım sisteminden kaynaklanan selülit problemleri vardır. Bu problemi ise dans ederek ve düzenli spor yaparak atlatabilirler.

Boğa kadınının stili: Bol ve rahat kıyafetleri tercih eden boğalar, deri, süet ve keten gibi doğal materyalleri severler. Parlak olmayan ancak canlı ve sıcak renklerden hoşlanırlar. Boğa kadınları gece davetlerinede bileklerine kadar inen uzun tuvaletler giyerler. Takıları az ama gerçektir. Altın ve gümüşten yanadırlar. Yün şallar, kemerler, eldivenler ve kürkler boğa kadınlarının gardrobunda mutlaka ve mutlaka bulunur. Parfüme gelince... Boğa kadınları için hafif çiçek kokuları idealdir. Özellikle melisa, zencefil, gül, anason, leylak ve manolya bazlı parfümleri severler. Şeftali, kavun, mango gibi tatlı meyve kokuları da boğa kadınlarına çok yakışır.

Makyaj önerileri:

1-Somon, pembe ve bej tonları boğa kadınlarına çok yakışır.

2-Pastel tonları kullanıp kendi yüz güzelliklerini ortaya çıkarmalıdırlar.

3-Dudaklarında ise uçuk pembe ve doğal renkleri tercih etmelidirler .


İkizler (21 Mayıs- 20 Haziran)

İnce bir vücuda sahip olan ikizler kadını uzun yıllar genç kalmayı başarabilir. Üçgen suratlı ve güzeldir. Parlak gözleri parlak zekasının zekasının belirtisidir. Sözlerinde ve mimiklerinde biraz kaba çıkışlar yaptığı için yanlış anlaşılmaya sebep olur. Kısa saçlıdır ve genellikle kot pantolon giymeyi sever. Psikolojisi değişkendir. Kahkaha atarak gülerken bir anda ağlayabilir. İkizler kadını jinekolojik problemler ve migrenden şikayetçidir. Şehir dışında yaşamayı sever, doğayla iç içe olmalıdır. Aksi halde çok çabuk depresyona girebilir.

İkizler kadının stili: İkizlerin kıyafetleri yarı spor yarı abiyedir. Fantastik kumaşlardan yapılan giysilere baylırlar. Renker ise hem canlı hem de birbirleriyle uyumlu olmalıdır. Kaşmiri, ince pantolonları ve ipeği severler. Az sayıda olan aksesuarları şıktır. Limon ve portakal çiçeği gibi taze ve serinletici parfümleri tercih ederler. Akşamları ise vanilya ya da akasya kokularını kullanırlar.

Makyaj önerileri:

1- Somon ve bej renginin karışımıyla yapılan makyaj ikizlere çok yakışır.

2- Pembe ve gül kurusu tonları dudak makyajında idealdir.

Yengeç (21 Haziran- 20 Temmuz)

Çoğu zaman çocuksu bir havası olan yengeç kadını, güzel olmaktan çok dokunaklı ve etkileyicidir. Ancak onun etkileyiciliğinin sırrı seksi bakışlarında değil, hüzünlü ve melankolik bakışlarındadır. Teni süt rengidir. Kırılgan ve hayalperest bir havası vardır. Sinirli bir yapıdadır fakat gülmeyi de sever. Bünyesi alerjiktir. Sıkıntıdan dolayı çok sık hastalanabilir. Özellikle de açıklayamadığı iç sıkıntısı yengeç kadının yataklara düşecek kadar hastalanmasına neden olabilir.

Yengeç kadınının stili: Tüllerin, satenlerin, ince kumaşların hoşuna gittiği yengeç kadını kendini bu kumaşların içinde çok seksi bulur. Şapka takmaktan hoşlanır. Ancak şapkaları kasket tarzı pratik olanlardan değildir. Onlar hasır şapkaları ya da fransız film sanatçılarının kullandığı büyük şapkaları tercih ederler. Aksesuar kullanmaktan hoşlansalar da alerjik bünyeleri buna çok müsait değildir. Bu yüzden inci kolyeler ya da ince takılarla yetinirler.

Makyaj önerileri:

1-Göz kapaklarında mavi tonları kullanmak yengeç kadınına yakışır.

2-Dudaklarında ise tercihlerini pembe, somon ve mercan renklerinden yana kullanmalıdırlar.

Aslan (21 Temmuz- 20 Ağustos)

Aslan kadını güzel ve kibirli olup tavırarı ve bakışlarıyla bir ceylana benzer. Sportif yapılı, genellikle açık renk gözlü özellikle de yeşil gözlüdür. Çok parlak bir gülüşe sahiptir. Göbeği dümdüz, kemikleri incedir. Teni şeftali renginde, hafif lekeli ya da çillidir. Aslan kadının gözleri ve kan dolaşımı biraz sorunludur. Birçok aslan kadını anemi tehlikesini barındırır. Bu yüzden kendilerine dikkat etmek, düzenli uyumak zorundadırlar. Kiloları dengededir. Fazla yağlı ve ağır yiyecekleri sevmezler. Ciltleri çabuk yaşlanır bu yüzden özellikle yüz bakımına önem vermelidirler.

Aslan kadınının stili: Aslan kadını ayakkabısından gömleğine kadar herşeyiyle ağır olmayı sever, pahalı markalardan giyinmeyi tercih eder. Yün ve saten kıyafetleri beğenirler. Hazır giyim yerine kendilerine özel kıyafet diktirmekten yanadırlar. Aslanlar için aksesuar fetişisti demek yanlış olmaz. Pırlanta, kürk ve altın onların vazgeçemedikleri ve sıkça kullandıkları aksesuarlardır. Parfüm olarak tercihleri ise lavanta, siklamen ve narenciye ağırlıklı parfümlerdir.

Makyaj önerileri:

1-Dudaklarında kahverengi tonlarını kullanmalıdırlar.

2-Far rengi ve fondötende ise tercihlerini kahverenginin sıcak tonları ve altın sarısından yana kullanmalıdırlar.

Başak (21 Ağustos- 20 Eylül)

Klasik olan başak kadınının alnı pürüzsüz, burnu düz, ağzı küçük, dişleri ise inci gibidir. Teni bal rengidir. Rahat ve kolay bir havası olmayan başak kadını her işe burnunu sokmaktan ve gevezelik etmekten hoşlanır. Bağırsakları çok hassastır ve bu yüzden kimi zaman sorun yaşar. Başak kadını cesaretiyle şaşırtır, enerjisiyle sinirlendirir, dayanıklığıyla da beğeni toplar. Akupunktur, yüzme ve yoga, başak kadını için kesinlikle önerilir.

Başak kadınının stili: Pratik ve fonksiyonel kıyafetleri tercih eden başak kadını, keten ve yün kıyafetleri sever. Onun giyim tarzını yumuşak tonlarda klasik çizgiler belirler. Aksesuarları sadece gerekli zamanlarda kullanırlar, onun dışında aksesuar kullanmayı sevmezler. Saçlarını at kuyruğu yapmaktan, elbise ya da tuvaletle broş takmaktan hoşlanırlar. Başak kadınının çantası çok büyük ve birçok göze sahip olmalıdır. Çünkü herşeyi yanında taşımak ister. Başaklara en uygun parfüm hafif çiçek kokularıdır. Özellikle yasemin, sümbül, akasya, gardenya bazlı parfümler onlar için idealdir.

Makyaj önerileri:

1-Kahverengi, yeşil ve bej tonları başak kadınının göz makyajında kullanması gereken renklerdir.

2-Kestane tonları, kahverengi ve toprak renkleri başak kadınının dudaklarına çok yakışır.


Terazi (21 Eylül- 20 Ekim)

  İncelik, sevimlilik, iyilik ve cekiciliğin terazi kadınının temel özellikleri demek pek de yanlış olmaz. Tavrı ve hareketleri zariftir. Aşk dolu davetkar gözleriyle ilgi çekmeyi iyi bilir. Gülüşü de onun çekiciliğine çekicilik katan bir başka unsurdur. Genellikle açık renk tenlidir, cildi pürüzsüzdür. Terazi kadını zayıftır fakat havalı değildir. Omuzları yuvarlak, göğüsleri küçüktür. Dans ve sporla uğraştığı takdirde vücudu uzun yıllar dinç ve genç kalabilir. Çoğu zaman alerjiden yakınır. Terazi kadını görünüşüne çok önem verir. Bu yüzden sık sık diyet yapar hatta ölüm orucu gibi diyet listelerine sıkı sıkıya bağlı olduğu söylenebilir. Hayatının önemli bir bölümünü güzelliğine adar ve kozmetiğe para harcamaktan çekinmez.

Terazi kadınının stili: Terazi kadını vücut hatlarını ortaya çıkaran kıyafetleri tercih eder. Saf ipeği ve ince kumaşları seven terazi kadını transparan giymekten çekinmez. Her zaman şık ve zariftir. Çanta, kemer, eldiven, eşarp gibi bir çok aksesuarı vardır. Hepsi birbiriyle uyumludur ve hiçbiri suni deriden ya da kumaşlardan değildir. Mücevherleri az ama gerçek taşlardandır. Hafif ve doğal makyaj yapmayı sever. Parfümü ise pahalı ve hafitir. Genellikle klasik parfümleri tercih eder.

Makyaj önerileri:

1-Gri ve şampanya tonları terazi kadınına yakışır.

2-Gece makyajında siyah ve füme rengini kullanmalıdır.

3-Dudaklarına çikolata tonlarını uygulamalıdır.

Akrep (21Ekim- 20 Kasım)

Ele avuca sığmaz bir burç olan akrep kadını, değişken bir ruha sahiptir. Saçları genellile kıvırcık, ses tonu ciddidir. Merak uyandırarak etrafındakilerin dikkatini mıknatıs gibi çeker. Seksi bir yanı vardır. Bakışları derin ve etkileyicidir. Akrep kadını çoğu kez kendini kıyafetlerinin içine giremeyecek kadar kilolu hisseder bu yüzden de sık sık rejim yapar. Kendinin bile bilmediği bir sebepten dolayı kendine ceza vermekten çekinmez.

Akrep kadınının stili: Akrep kadını hem son derece şık hem de etrafındakileri şok edecek kadar değişik bir tarza sahiptir. Kıyafetlerinde kimi zaman koyu kimi zaman da parlak renkleri tercih eder. Seksiliğini giyim tarzında da belli eder. Vücuda yapışan kıyafetlerden ve egzantrik formlarda takılardan hoşlanır. Parfümde de tercihleri seksi olanlardır. Misk ve amber kokularında baharatlı parfümlerden kullanır.

Makyaj önerileri:

1-Göz makyajında yeşil ve kahve tonlarını kullanmalıdırlar.

2- Dudak makyajında ise bakır ve çikolata ve kahve tonları idealdir.

Yay (21 Kasım- 20 Aralık)

Yay kadını kendinden emin tavırlarıyla hem zarif ve şık hem de çekicidir. Açık, parlak kimi zaman da davetkar bakışları vardır. Kaşları yüksek, burnu düzgün, dişleri ise oldukça güzel sıralanmıştır. Gövdesi biraz kısadır. Yay kadınları gözlerinden yaş gelene dek gülerler. Fakat bir anda sağları solları belli olmayabilir. Onlar yumuşaklıkla öfkenin, canlılığın ve içe kapanıklığın mükemmel bir karışımıdır. Karaciğerleri hassas olduğundan alerjik bünyeleri vardır. Çok katı rejimlere ihtiyaç duyacak kadar kiloları yoktur fakat selülit problemiyle karşı karşıyadırlar. Bu yüzden tuzdan mümkün olduğunca uzak durmalıdırlar. Uykuları düzenli, yemekleri ise ızgara olmalıdır. Müziğe çok meraklıdırlar. Sıkça depresyona girebilecek kadar bunalır ancak bu bunalımlarını müzikle tedavi edebilirler. Yüzme, jimnastik ve dans yay kadınları için ideal sporlardır.

Yay kadınının stili: Giyim tarzaları sportif, rahat ve şık olup fantaziye dayanır. Gizemli olmayı severler. Tüitler, trikolar, süet ve deriler en sevdikleri kıyafetlerdir. Aksesuar kullanmaktan hoşlanırlar. Özellikle fular takmaya düşkündürler. Ayrıca ayakkabı, çanta ve takıları klasiktir. Doğal kokulardan hoşlanırlar. Sandal ve sedir ağacı, horozibiği bitkilerinin ağırlıkta olarak kullanıldığı parfümler onlar için idealdir.

Makyaj önerileri:

1-Yay kadınlarının dudaklarına karmen kırmızısı, bordo ve parlak kırmızıyı çok yakışır.

2-Göz makyajlarında deniz mavisi, lacivert gibi mavi tonlarını tercih etmelidirler.

3-Cilt içinse şampanya tonlarını baz rengi olarak kullanmalıdırlar.

Oğlak (21 Aralık- 20 Ocak)

Oğlak kadını güzellik bir yana çok çekicidir. Oğlak kadınlarının yüksek alınları, derin bakışları, sakin ve sessiz tutkuları vardır. Yüzleri genellikle uzun, burnu orta büyüklüktedir. Ancak kimilerinin yüzleri kare olup, bakışları dolu dizgindir. Kendinden emin bir havadadırlar. Ağızlarının kenarında mutlu ya da üzgün olduklarını belli eden derin kırışıklıklar bulunur. Oğlak kadını kendiyle son derece ilgilidir ve kendi iç dünyasını, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını iyi bilir. Yapay olan şeyleri sevmez, doğallıktan ve dürüstlükten yanadır. Aktif ve çalışkan bir yapıdadır. Sese ve soğuğa karşı aşırı duyarlı ve hassastır. Barışa, sessizliğe ve uykuya diğer insanlarndan daha fazla ihtiyacı vardır. Aç olmadığı zamanlarda bile süt ürünlerine ve peynire karşı koyamaz.

Oğlak kadınının stili: Oğlak kadınının kıyafetleri sade, koyu renkli ve rahattır. Soğuğa dayanıklı olmadığından büyük ve uzun mantolar giyer. Ailesinden kalan takılara düşkündür. Ayakkabı ve botları pratik, seyahat çantaları ise büyüktür. Fularları natürel renklerde ve genellikle manzara desenlidir. Oğlaklar, nergis, sümbül, nane ve menekşe bazlı kokulara bayılırlar.

Makyaj önerileri:

1- Kahverengi ve lavanta rengi göz farı oğlaklara yakışır.

2- Dudaklarda bakır tonları ve kiremit rengi rujlar kullanılmalıdır.

Kova (21 Ocak- 20 Şubat)

Satürn ve Uranüsün etkisinde kalan kova kadını, ince bir yüze ve hayalperest bakışlara sahiptir. ‘Femme fatale' tabir edilen kadınlar genellikle kova burcundandır. Zevkli ve egzantrik giyinirler. Sinirlidirler, hiç beklemediğiniz bir anda beklenmeyen bir tepki gösterebilirler. İnce, narin bir görünümleri vardır. Heyecanlı ve anlayışlıdırlar. Mutlu oldukları zaman ne olursa olsun asla moralleri bozulmaz.

Kova kadınının stili: Kova burcu kadının hem sade hem de fantastiktir. Modern ve pratik giyinmeyi sever. Özellikle cepleri, kalem, hesap makinesi, cep telefonu ile dolu salopetler hoşlarına gider. Kimi zamanlarda ise şaşırtıcı derecede parlak kıyafetler giyerek etrafındakileri şaşırtırlar. Ancak ne olursa olsun kova kadınları her zaman modaya uyarlar. Takıyı ve uzun eşarpları severler. Parfümde tercihleri ise modern ve doğal kokulardır. Klasik ve ağır parfümer onlar için kesinlikle uygun değildir.

Makyaj önerileri:

1-Pembe ve lila tonlarıyla yapılan göz mkyaşları kova kadınına yakışır.

2-Göz makyajında olduğu gibi dudaklarında da lila ve pembe tonlarını tercih etmelidirler.


Balık (21 Şubat- 20 Mart)

Balık kadını çekici ve güzel olduğu kadar da hayalperesttir. Yüzü oval ve narin, elmacık kemikleri çıkıktır. Tavırları tahrik edici ve karşı konulmazdır. Eğlenmeyi özellikle de dans etmeyi sever. Duygularını çok fazla belli etmez. Kitap okumak ve müzik dinlemekten zevk alır. Bitkisel çaylar, otlar ve yoga balık kadının ruh ve beden sağlığını korumaya birebirdir.

Balık kadınının stili: Dikkat çeken kıyafetler giymekten kaçınan balık kadını, su burcu olmasından dolayı bahriyeli kıyafetlerinden hoşlanır. Özellikle bahriyeli pantolonlar, jileler, kapişonlu kıyafetler onların en sevdiği kıyafet türüdür. Aksesuarları sade ve güzeldir. Parfümde tercihleri ise çiçek ve meyve karışımı kokulardır. Yasemin, gül ve portakal çiçeğinin ağırlıkta olduğu parfümler balıklar için idealdir.

Makyaj önerileri:

1-Mor, denizci mavisi ve su yeşili, su grubundan olan balıklara çok yakışır.

2-Dudaklarda pembe ve bej tonları kullanılmalıdır.
| 0 yorum |

14 Şubat 2011 Pazartesi

Bihter Kolyesi

Dizilerde başrol oyuncularının kullandığı takılar yoğun ilgi görüyor ve farklı markalar tarafından üretilip satışa sunuluyor. Aşk-ı Memnu takıları bunun son örneğini oluşturuyor.

Bu moda, “Deli Yürek” dizisiyle başladı. Dizide Kenan İmirzalıoğlu‘nun kullandığı yüzük izleyenler tarafından yoğun ilgi gördü. Bu furyayı “Asmalı Konak” dizisi izledi. Seymen Ağa rolünü oynayan Özcan Deniz’in taktığı yüzük oldukça ilgi görmüştü. “Kurtlar Vadisi“ndeki aksesuarlar da bir dönem yoğun ilgi görmüştü. Necati Şaşmaz‘ın taktığı “Polat Yüzüğü” ve “Polat Saati“ olarak lanse edilen ürünlere karşı inanılmaz bir talep gerçekleşmişti. “Hanımın Çiftliği” dizisinde Güllü rolü ile izlediğimiz Özgü Namal’ın taktığı Atasay markalı Hanımın Çiftliği Takıları da çok moda olan takılardan bazıları.

Bugünlerde en moda olan takılar ise geçtiğimiz günlerde veda bölümü yayınlanan Aşk-ı Memnu dizisine ait. Beren Saat’in Aşk-ı Memnu dizisinde Bihter Ziyagil karakterini canlandırırken kullandığı altın ve pırlanta takı modelleri “Bihter Kolyesi“, “Bihter Yüzüğü” ya da “Bihter Küpesi“ gibi isimlerle anılır oldu.


Bihter‘in taktığı bol taşlı yüzük ile uzun ve taşlı kolyeler şık görünümü ile 2010 modası takılar arasında yerini aldı. Pırlanta tektaş yüzük de dizide yerini alan takılar arasındaydı. Nihal’in taktığı renkli bileklik ise genç kızların gözdesi bir takı oldu. Büyük taşlı bileklikler dizi ile beraber büyük moda trendi yaratan takılardan biriydi. Bihter’in kullandığı gerdanlık da çok şık ve zarif bir modeldi. Kıvanç Tatlıtuğ‘un canlandırdığı Behlül’ün Bihter’e hediye ettiği, Bihter’in de Nihal’e taktığı Atasay markalı kolye ise çok konuşulan ve sansasyon yaratan bir modeldi. Peyker’in taktığı sade ve hoş sallantılı küpeler de dizinin beğenilen takıları içerisinde yer aldı. Olay kadın Firdevs Hanım’ın büyük ve gösterişli küpeleri de dizi ile birlikte çok büyük bir moda yarattı. Bu arada Aşk-ı Memnu dizisinde Bihter, Firdevs ve Peyker karakterlerinin kullandığı takılardan bir kısmı Bee Goddess markasına ait. Firdevs Hanım’ın sallanan taşlı küpeleri Bee Goddess firmasının şık takılarından biridir. Peyker’in gelinliği ile taktığı şık taşlı kolye çok ağır ve moda takılardan biridir. Damas markalı gerdanlık Aşk-ı Memnu’nun ilgi gören takılarının başında geliyor. Bihter’in işaret parmağına taktığı taşlı yüzük en çok konuşulan Aşk-ı Memnu takıları arasında ve bu yüzük de Damas firmasına ait bir modeldir.

Dizilerde ön plana çıkan takılara olan talebe bakılacak olursa, pırlanta ve altın sektöründeki markaların televizyon dizilerine olan ilgisi devam edecek gibi görünüyor.


İŞTE BİHTER KOLYESİNİN ÖZELLİKLERİ

25 ayar saf gümüş.

Zirkon ve Onix taşlarla işlenmiş 2010 yılının en popüler kolyeleri arasındadır.

Taşlar özel işleme sanatı ve mükemmel bir işçilikle işlenmiştir.

Gümüş zincir dahildir.

| 0 yorum |

9 Şubat 2011 Çarşamba

Hürrem Yüzükleri

Son zamanların en popüler dizisi ‘Muhteşem Yüzyıl’, mücevherleriyle de dillerde. Bu özel tasarımların arkasındaki usta isim Boybeyi Mücevherleri...
Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatının anlatıldığı 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi, pek çok tartışmanın odağı olurken gösterişli kostümleri ve insanın gözlerini kamaştıran özel tasarım mücevherleriyle de gündemde. Serdar Başbuğ'un yaptığı kostümlere eşlik eden takılar, ünlü Boybeyi mücevher markasına ait.
Elmas, zümrüt, yakut, safir, inci... Hangi kadın onlara karşı koyabilir ki? 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi hayatımıza girdiğinden beri biz kadınların mücevherlere olan ilgisi arttı. Devir Hürrem Sultan'ın mücevherlerine hayran olup onları yana yakıla isteme devri! Tam bir kıskançlık nedeni!.. Kışkırtıcı, pahalı ve seksi...








Geçtiğimiz sezon 'Aşk-ı Memnu'da Bihter'in kolyelerine el atan Boybeyi markası, şimdi de 'Muhteşem Yüzyıl' dizisini 'parlatıyor'. Öyle ki Valide Sultan'ın tacından Hatice Sultan'ın küpelerine ve son bölümde izlediğimiz Kanuni'nin Hürrem'e hediye ettiği yeşil zümrüt yüzüğe kadar hepsinde yüz yılı aşkın bir süredir bu işe gönül vermiş Boybeyi'nin imzası var.
2010 Güzellik Yarışması'nın taçlarını da yapan marka, diziye özel şimdilik 72 parçadan oluşan 'Hürrem Sultan Koleksiyonu' hazırlamış. Boybeyi Mücevher Yönetim Kurulu Başkanı Mete Boybeyi'nin basına yaptığı açıklamaya göre değeri bir buçuk milyon doları geçen mücevherler, dört kişilik özel korumalar eşliğinde zırhlı araçlarla sete götürülüyor. Takıların fiyatları 6 ile 150 bin dolar arasında değişirken piyasada çoktan sahte Hürrem yüzükleri dolaşmaya başlamış bile...
Dizideki önemli isimlerin taktıkları mücevherlerin değerine gelince... Nebahat Çehre’nin oynadığı 'Valide Sultan'ın ilk bölümde taktığı kolye 155 bin, takımı küpelerin değeri ise 30 bin dolar. Meryem Uzerli'nin hayat verdiği 'Hürrem’in yine ilk bölümde taktığı elmas kolye 130 bin, 'Kanuni Sultan Süleyman' rolündeki Halit Ergenç'in kavuğundaki mücevher 90 bin dolar değerinde. Gelelim birinci bölümde görünüp ikinci bölümde kimin parmağını süsleyeceği merakını hemen gideren o yeşil zümrüt yüzüğe... Hürrem'in taktığı yüzük tam 95 bin dolar!
Boybeyi, 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarından biri olan Hürrem'i genişletip mücevhere yeni bir soluk getiriyor. Dizi için hazırlanan bu çok özel koleksiyonun yapım aşaması da oldukça zahmetli. 20-25 kişilik ekip, Osmanlı saray takılarından esinlenilen mücevherlerde günlerce ter dökmüş. Ortaya çıkan iş, mükemmeliyetçi bir aile geleneğinin göstergesi..
Anadolu ve Osmanlı'da yaşanmış farklı kültürlerin yansımaları Boybeyi'nin sadece dizi için yaptığı koleksiyonda değil, diğer tüm mücevherlerinde göze çarpıyor. Tarihi zenginlik, minimal şıklık, İstanbul portreleri, form ve dokular, Boybeyi koleksiyonlarına yansıyanlardan sadece bir kısmı. Robb Report dergisinin 'Dünyanın En İyileri' listesinde yer verdiği, dünyaca ünlü yıldızların hayranlık duyduğu marka, mücevheri sanata dönüştüren nadir isimlerden. Boybeyi, mücevher konusunda adeta bir imparatorluk kurmuş kendine. Gücü emeğinde, zarafet timsali 'eser'lerinde...
Klişe değil, tabir-i caizse 'Muhteşem Yüzyıl'ın 'muhteşem mücevherleri' kuşkusuz uzun bir süre konuşulacak. Hürrem'in taktığı zümrüt yüzüğün tek taşın yerini doldurması an meselesi. Bizden söylemesi!
| 0 yorum |

4 Şubat 2011 Cuma

2011-2012 Tesettürlü Gelinlik Modelleri

Dünyaca ünlü gelinlik markası Justin Alexander Bridal’in 2011-2012 Gelinlik Koleksiyonunda yer alan iki gelinlik modeli tesettürlü bayanların çok hoşuna gidecek…


Bir çok gelinlik firmasının tesettürlü bayanlara ithafen tasarımlar gerçekleştirmemesinden kaynaklanan seçenek ve alternatif azlığı, tesettürlü bayanları zor durumda bırakıyor. Tesettürlü gelinlik modeli arayan gelin adayları bu zor süreçte sınırlı sayıdaki gelinlik modelleri arasından seçim yapmak durumunda kalıyor. Bu durum tabiki gelin adaylarının bir hayli stresli zamanlar geçirmesine neden oluyor.

Evlenmeyi düşünen tüm bayanların en önemli dileğidir hayalindeki gelinliği giyebilmek.

Özel dikim gelinlikleri tercih edenler paylaştığımız modellerden yola çıkarak diledikleri bir moda evinde kendilerine uygun bir biçimde de tasarlatıp bu gelinlikleri diktirebilirler.

İşte Justin Alexander Bridal’in 2011 koleksiyonunda bulunan ve tesettürlü bayanların rahatlıkla kullanbileceği modeller…

Justin Alexander Bridal‘in 2011 gelinlik koleksiyonunda bulunan bu gelinlik iki parçadan oluşmaktadır. Gelinliğin iç kısmı straplez ancak üzerine alınan uzun kuyruklu ceket ile gelinlik tamamlanmış oluyor. Gelinliğin yaka ve sırt kısımlarında kullanılan işlemeler gelinliği zarif kılan özelliklerden biri. Zerafeti çağrıştıran bu gelinlik modeli güzel bir gelin duvağı ile bütünlük sağlıyacaktır.

Justin Alexander Bridal‘in 2011 gelinlik koleksiyonunda bulunan bu gelinlik ise 2011 yılında gelinliklerde sık görülen siyah ve beyazın yansıdığı modellerden biri. Çoğu gelin adayları bu yıl gelinliklerde kullanılan siyah renginden hoşlanmazken bir çoğu da bu farklılıktan oldukça memnun. Eğer sizde siyah renginin kullanılmazsından memnun değilseniz bu model üzerinde renk değişikliği yapıp komple beyaz rengini de kullanabilirsiniz. Yine iki parçadan oluşan bu gelinlik uzun kuyruğu, dik yakaları ve ön kısımda bulunan sık düğmeleri ile oldukça iddalı bir model.
| 0 yorum |

26 Ocak 2011 Çarşamba

Muhteşem Yüzyıl

Muhteşem Yüzyıl Kostümleri….


Senaryosunu Meral Okay’a, yönetmenliği Yağmur ve Durul Taylan’a ait ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi 5 Ocak’ta başlıyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta çıkması ve Hürrem’le tanışmasının anlatıldığı yapım, son yılların en yüksek bütçeli dizisi ilan edildi. Sultan Süleyman’ı Halit Ergenç’in, Hürrem’i Meryem Uzerli’nin oynadığı; onlara Nebahat Çehre, Nur Aysan ve Okan Yalabık’ın eşlik ettiği dizinin kostüm tasarımcısı Serdar Başbuğ ile konuştuk….

Hadi itiraf edin tasarım yaparken en çok Hürrem ve Kanuni’ye özendiniz değil mi?

- İnanın, bütün karakterler aynı derece önemliydi. Birçok kostüm stili ve başlığı yeniden yorumlandı. Neticede belgesel nitelikte bir proje çekmiyorduk. Senaryodaki farklı coğrafyaların ikliminden tutun da folklorik olabilecek tarzdaki giysilerine kadar araştırıp, 16. yüzyıldaki duruşlarını kendi hislerimizle bulmaya çalıştık. Elbette ki baş roller ön planda olmalı ama diğer karakterlerle belli bir denge içinde. Tek sorun zamana karşı yarışıyor olmak.


Hürrem için dört farklı aşamalı kostüm tasarlamışsınız…

- Hürrem’i farklı evlerinde ve şekillerde tasarladım. Asistanlar, set giydiricileri, terziler, başlık tasarımcıları ve ayakkabı imalatçılarından oluşan çok kalabalık bir ekibimiz var.


Toplamda kaç kostüm yaptınız?

- Henüz ilk bölümler olmasına rağmen 500 kostüm hazırlandı.

Kumaşları nereden aldınız? Sıfırdan dokuttuklarınız oldu mu?

- Dokulu yöresel kumaşlar Kapalıçarşı ve civarından, saray kıyafetleri abiye kumaşlar mağazalardan, hatta başka şehirlerden alındı. Dokuma yaptırmadım ama bazı kostümlerde derilere elyaflarla, kapitoneler ve perçinler, troklar çaktırıp neredeyse dokuma yapmış kadar başka bir malzeme ürettik. Üç farklı atölyede imalat yaptırıldı.


El işçiliği ve işlemeye önem verdiniz mi?

- Özellikle Hürrem’in yaşadığı köyün çekimlerinde, elde dikilmiş izlenimi verebilmek için, kostümlere kalın ipliklerle üstten kaba dikişler atıldı. Sarayda işleme ve nakıştan özellikle uzak durdum. Çünkü dekor ve aksesuvarla iç içe geçmesini istemedim. Karakterlerimi yalın mücevherlerle süsledim.

Peki ya taçlar, kavuklar ve ayakkabılar?

- Taçlar, saç aksesuvarları ve telleri; renkli ipliklerle sarılıp değişik formlar kazandırıldıktan sonra değerli ve yarı değerli taşlarla dekore edilip, hazırlandı. Çıkış noktası Osmanlı ve doğu ama tamamıyla stilize, kendimize özgü yorumlanmış başlıklar ortaya çıktı. Saray hayatını sivil, divan ve törenler olmak üzere birbirinden ayırdık. Mesela, karakterlerin kendi özel hayat sınırları içinde yüksek kavuklar kullanmadık.


ERGENÇ VE ÇEHRE FAVORİM

Harem kadınlarının seksapelitesine önem verdiniz mi? Onlar için neler yaptınız?

- Burada en büyük başarılardan biri kast çalışması. Harem için seçilen kadınların hepsi çok güzel. Saç, makyaj ve kostümleri hazırlanıp sete çıktıklarında hepsi sanki oryantalist ressamların tablolarından fırlamış gibi. Buradaki görüntünün başarısı açık ve doğal saçlar, başlarındaki naif ve kırılgan taçlar, yürüdükçe uçuşan şifon etekler ve upuzun şifon kollar… Kostümlerde dekolte de kullandık ama ölçüyü kaçırmadan.


Peki kostümleri en iyi taşıyan oyuncu kim sizce?

- Kostümü iyi taşıyan oyuncu sanırım tasarımcıyı en mutlu eden kişi, çünkü o kadar emek ancak bu şekilde karşılığını buluyor. İlle de çok iyi bir fizik olması gerekmiyor, biraz daha artistik olmalı. Kostümlerine karşı en titiz yaklaşımıyla Halit Ergenç’i ve kostümü muhteşem taşımasıyla Nebahat Çehre’yi favorim ilan ediyorum.

ANADOLU ATEŞİNİ DE O GİYDİRDİ

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne, Dekor ve Kostüm-Tasarımı bölümünü bitirdi. Aynı sene Devlet Opera ve Balesi’nin açtığı sınavı kazandı. Önce dekoratör sonra da kostüm tasarımcısı olarak çalıştı. 19 yıldır birçok opera ve balenin yanı sıra dizi ve sinema kostümü tasarımları yapıyor: Mesela Anadolu Ateşi dans topluluğu. Aynı yıl Fashion TV’den ‘En İyi Kostüm Tasarımı’ ödülü aldı.

Hürriyet
| 0 yorum |

8 Ocak 2011 Cumartesi

Makyajda Püf Noktaları

Fondöten
Mutlaka temizlenmiş, nemlendirilmiş cilde tatbik edilmelidir.

Nemli pamuk veya ufak nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra sabun ile yıkanmalı ve kurutulmalı.

Aydınlık bir yerde yapılmalı; Gündüz makyajı; gün ışığında, gece makyajı; iyi aydınlatılmış bir yerde.

Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.

Seçilen fondöten yüz ile aynı renk olmalıdır.

İnce bir tabaka halinde sürülmeli, sonuç doğal görünümlü olmalıdır.


Pudra

Fondöten üzerine sürülecekse şeffaf olanları tercih edilmelidir.

Tek başına kullanılacaksa ten renginize uygun (mutlaka yüzünüzün bir yerinde denediğiniz) olmalıdır.

Büyük pudra fırçası ile ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Fırçayı, yüzünüzdeki ince tüylerin çıkış yönünde kullanmalısınız.


Göz
Toz farlar, kullanmı ve dayanıklılık açısından daha çok tavsiye edilir.

Sık sık temizlenen süngerli çubuk veya yumuşak fırçalarla sürülmelidir.

Açık renk farınızı gözkapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile gözkapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.

Gözlerinizin renginde far sürmek her zaman çok iyi netice vermez. Örneğin mavi gözlere, mavi far yerine açık - koyu gri, pembe kombinasyonları çok uygun olur. Siz kendi renginizi deneyerek bulmalısınız.

Gözlerinizi daha büyük göstermek isterseniz kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemi ile ince bir hat çekmeli, göz ucundan da biraz taşırmalısınız. Alt kipriklerin diplerine de ince bir hat çekmeli, ancak bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız.

Gözleriniz birbirine yakın ise gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir far ile belirgenleştirmelisiniz.

Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise gözpınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir far ile gölgelemelisiniz.


Rimel

Siyah veya koyu kahverengi rimel sürerek gözlerinizi daha büyük ve anlamlı gösterebilirsiniz.

Rimel sürerken başı hafifçe kaldırıp aynaya bu şekilde, bakarken boyamak göz çevresine bulaştırmamak açısından iyi bir tekniktir.


Kaşlar

Kaşlarınızı yüzünüze en uygun şekilde şekillendirmek için elinize uzun bir çubuk veya kalem vs. alıp ayna karşısına geçin;

Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek şekilde dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.

Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan (gözeleriniz karşıya bakarken) gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.

Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözün kuyruğundan geçecek şekilde uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşın ideal bitiş noktasıdır.

Kaşınızı alırken, tüylerin çıkış yönüne doğru çekmeye dikkat etmelisiniz.

Makyaj ensasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.

Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; koyu kahverengi veya füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler halinde boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.


Allık


Yüze daha sağlıklı bir görünüm kazandırabilmek için allık sürmelisiniz.

Allık fırçası yumuşak ve uzun tüylü olmalı, sık sık yıkanmalıdır.

Allığın rengi ten rengine uygun olarak pembemsi veya toprak tonlarında olmalıdır.

Allık asla bir leke gibi durmamalı, çok hafif kullanılmalı, fırça bastırılmadan hafifçe değdirilerek sürülmelidir.

Gece makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir. Ancak çok iyi dağıtılmalıdır.

Allık ile yüzümüzde beğenmediğimiz bazı yerleri farklı gösterebiliriz.

Örneğin;

Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru ve şakaklara sürmelidir.

Köşeli bir yüzde; elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt - yan sınırına allık sürülürse yüzde daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.

Yazın yüzünüz güneşten bronzlaştığında her zaman kullanığınızdan daha koyu bir allıkla yüzünüze ışıltı katmalısınız.

Dudak


Dudaklara dudak renginin bir ton koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ruj ile boyanarak kullanabilirsiniz veya yüzünüze fondöten sürerken biraz da dudaklara sürerek renk farkını azaltır, makyaja hazırlarsanız. Kullanacağınız rujun bir ton koyusu ile çerçeve yapıp içini ruj ile doldurarak daha kalıcı bir makyaj elde edersiniz.

Dudak makyajında şekil çok önemlidir.

Dudaklar ince ise; fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. Daha sonra dudak kalemi ile çerçeve çizilir ve içi uygun renk ruj ile boyanır.

Açık renk rujlar dudağı daha dolgun gösterir.

Kalın dudaklar, koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir.


Şimdi gözlerimizi ortaya çıkartacak, daha manalı gösterecek birşeyler yapalım…

Süngerli far fırçanıza biraz toz far alın. Fazlasını hafifçe üfleyerek atın ve gözkapaklarınıza nazikçe tatbik edin. (Farın rengi çok parlak, çok belirgin olmamalı ve yüzünüzün bütümünde çok aykırı durmamalı) Daha sonra farınızın birkaç ton daha koyusu ile gözün şakağa yakın ucundan başlayarak bir bölge yapın. Bunun için, fırçanızı göz ve kaş arasındaki çukur olan bölgede hafifçe sürtün.

Ucu inceltilmiş yumuşak bir göz kalemi ile gözkapağının üstüne, kirpiklerin hemen dibine ince bir hat çekin. Gözün ucunda bu hattı hafifçe dışarı, şakağa doğru uzatın. Alt kirpik diplerine de ince bir hat çekin ve pamuklu çubukla hafifçe dağıtın. Daha sonra kirpiklerinizi bol bol rimelleyin.

Yüzünüze sağlıklı, ışıklı bir görünüm vermek için allık kullanmalıyız. Büyük, yumuşak bir allık fırçasına biraz ton allık alıp fazlasını üfleyerek atın. Fırçayı yüzünüze bastırmadan, son derece hafif değdirerek şakaklara doğru sürünüz. Amaç yüzünüzde kızılımsı lekeler yaratmak değildir, allığın çok ama çok az kullanılması, iyice dağıtılması ve hafifçe renklendirmesi çok önemlidir.

Dudaklarınıza renksiz veya renkli bir ruj sürerek makyajınızı tamamlamalısınız. Bunun için de önce bir dudak kalemi ile hem dudak kusurlarını düzeltmek, hem de dudağın çevresini belirterek rujun daha düzgün sürülmesini sağlamalısınız.